Chapter 2 #Metaphor

Bir bebeğe doğru olanı yapmak zorunda olduğum anlardan nefret ederim.

Kalemi kırdığımda ruhumuda oluşan koyu morluğu ve her dokundugunda hissettiğin derin ağrıyı kaldırmanın yükünü hiç sevemedim. Neden acaba.

Dogruyu yapıyorum , eminim . Bir şey yanliş.

Ne oldu?

“Bebek kaçtı”

Katli vacip olan bebek kaçtı .

Bebek bu ne kadar uzaklaşır?

Nereye kaçar ki?

Nerde saklanır?

Karnı acıkacak elbet.

Sesini duydum sanırım.hemen arkamdaki dolabın içinden. Ağlıyordu, acıkmış belli ki

Ben besleyemem ki !

Ona söylerim sesimi kalınlatırarak. Ölmen gerek! Yaşatmamam gerek artık bu bebeği ! Bu açlığa katlanamaz.Ancak gözü dolar ki.

Sessizleşir ağlaması. Son bir kez izin verdim , kabullendim bu sefer bebeği katletmenin doğru olmadığını. Bi kez daha dene kaçmayı bebek. Gözümü yumdum gitmesini bekledim. Kapı açıldı içeriye giren soğuk hava vardı artık , bebek yok!

Ama orda bi yerde. Aç ve açlığından besleniyor , sokakta nefreti öğreniyor . Milyonlarca defa cinayet işledi bebek.

Milyonlarca defa pişmanlık.

Peki neydi doğru olan?

Öldürmem mi?

Öldürmem ama doğru olan değil mi.

Yanılıyorum!!

Bir erkeğin midesinin hafif üstünde doğan bir bebek . Komik değil mi?

Yanlış yerde doğan yanliş bir çocuk

, erosun dölü (sperm)ve kadının varlığı (yumuta).

Benim kontrollümde doğmadı bebek ben yapmadım. Erosun suçu ! O kadından nefret ediyorum!

Eros ile yaptılar ve sahıpsiz bıraktılar! Doğmak için bulduğu yer ise burasıymış.O kadın doğru olan değil ! İstemiyorum bebeğin bu şehirde yaşamasın!

Ancak baktım..

Gördüm ki kadın zeki! Eros’u bile baştan çıkartacak kadar zeki. Hoş kadın asında. Yetenekli filan.

Aaa! resim de çizebiliyor.

Bu kadar kitabı ne zaman okumuş acaba?

Müzikten anlıyor helal vallah!

Aferim kız çok tatlı dans ediyorsun. Pek beceremiyorsun ama. 🙂

Benden öğrenmek istediğin çok şey olduğunu söylemişsin bebeğe.

“Hanımefendi , Bakar mısınız?”

Ve yanaklarımda hissetriğim şiddetle gelen avuç içinin çıkatdığı ses. Hiçbir tokat bu kadar acıtmamıştı.

Yenildim !

Zincir kırıldı, yeni boşluk oluşturulamıyor.Onu öldürebilecek tek şey var ama olmuyor işte! Gelmiyor yeni bir bebek.

Belki sadece beklemem gerek… Bekliyorum..

O değil de kız harbi tatlı…

Chapter#2 (end)

Chapter 1 #Metaphor

Bazı günler vardır ki , öyle günlerde fark ederim oksijenin tadını

Hafiften genzisini yumuşatırken nemli hava. Tatlı bir kız misali biraz yakar genzini.

Gözlerin dolar inceden ,

Hafif bir de tebessüm; işte o günler,

O günlerde anlarsın neden katlandığını.

Midenin hafif ustundeki boşluğu doldurmanın bir yolu olur artık , biri var artık

Sarıldığımda hava misali boşluğa düşmediğinm, onu düşünerek verdiğim nefes ile oluşan hafif gülümsememin ve göğus kafesimdeki boşluğun hemen ardından gelen sarılma arzusunu doğuran

Ancak sen de bilirsin ,sancılı olur doğumlar

Bazen boşluk için yaşarsın çünki bir yolu vardır tatmin etmenin. Her zaferde tekrar yenilip tekrar ve en baştan doldurmanin zevki yaşamak için

Sancılar içinde doğarken boşluklar kanatır çıktığı yeri

İşte bu sefer nasıl besliyecegimi bilmiyorum bebeğimi

Boşluk ağlamaya başlar , yemek ister sevgi ister , sarılmak,

Sıcak bir gögüs ,güzel bir vücut , özel kokan ten. Cinsellik bilmez ki ama bebek. Sadece kendisini yaratan kadına biraz daha yaklaşmak için ağlar.

Ağlama büyür şiddetlenir , kulakları ağrıtan cılız ses çok yuksektir artık ,

Beyinin oturduğu yerden yargılar ,

“Gereği düşünüldü “ der

Tokmağı vurur , kalemi kırar.

“Katli vaciptir boşluğun”

Çünki bazen katliam bir bebeği acılar içinde hayatta tutmaktan daha onurludur…

Chapter#1 (end)